Hukuki Araştırmada Semantik Arama ile Kelime Aramasının Farkı

Hukuki Araştırmada Semantik Arama ile Kelime Aramasının Farkı
Gökçen Beyazoğlu

Gökçen Beyazoğlu LL.B.

Avukat, Chief Product Officer · Attornaid

Kelime araması, yazılan sözcüğün metinde aynen geçip geçmediğine bakar; madde numarası, karar numarası, taraf adı gibi kesin terimlerde üstündür, ancak aynı kavramın farklı sözcüklerle anlatıldığı kararları kaçırır. Semantik arama, sorgunun anlamına yakın metinleri bulur; eş anlamlı ve eski-yeni terim sorununu aşar, ancak yakın görünen ilgisiz sonuçlar üretebilir, kesin terimde güvenilir değildir ve bir sonucu neden getirdiğini açıklayamaz. İkisi de tek başına yeterli değildir: semantik arama ile keşfedilir, kelime araması ile daraltılıp tamamlanır ve her sonuç kaynağından doğrulanır.

Hukuki araştırma araçlarının çoğu artık iki arama türünü birlikte sunar, ancak hangisinin ne zaman kullanılacağı araştırmacının sezgisine bırakılır. Yanlış yöntemle yapılan arama iki biçimde zarar verir. Kelime aramasında kavram başka sözcüklerle yazıldığı için ilgili karar hiç görünmez ve araştırmacı bulamadığı şeyin var olmadığını sanır. Semantik aramada ise konuya yakın görünen ama somut soruyla ilgisiz kararlar üst sıralara çıkar ve araştırmacı okuduğu şeyin aradığı şey olduğunu sanır. Fark anlaşıldığında iki hata da önlenebilir.

Kelime araması nasıl çalışır

Kelime araması, sorguya yazılan sözcüklerin metinde aynen geçip geçmediğine bakar. Üç temel aracı vardır. Tam eşleşme, bir sözcüğü ya da tırnak içine alınmış bir ifadeyi olduğu gibi arar. Boolean operatörler (VE, VEYA, DEĞİL ya da AND, OR, NOT) birden fazla terimi birleştirir veya dışlar. Yakınlık araması, iki terimin birbirine belirli bir sözcük uzaklığında geçtiği metinleri bulur; aynı paragrafta geçen iki kavram, belgenin iki ucunda geçen iki kavramdan daha anlamlıdır.

Bu yöntemin gücü kesinliğidir. Aranan şeyin tek bir doğru karşılığı varsa kelime araması onu kaçırmaz: bir madde numarası, bir esas ve karar numarası, bir kurum ya da taraf adı, bir sözleşme tipinin adı, bir cümlenin aynen geçtiği karar. Sonuç kümesi öngörülebilirdir; aynı sorgu aynı kaynak kümesinde her zaman aynı sonucu verir ve bu, araştırmanın tekrarlanabilir olmasını sağlar. Zayıflıkları da aynı kesinlikten doğar:

  • Aynı kavram farklı sözcüklerle yazılmışsa kayıt görünmez. Sorgudaki terimi kullanmayan karar, konuyla ne kadar ilgili olursa olsun sonuç kümesinin dışında kalır.
  • Eksiksizlik, araştırmacının eş anlamlıları ve eski terimleri önceden bilmesine bağlıdır. Bilinmeyen terim aranamaz.
  • Geniş sorgu binlerce sonuç, dar sorgu sıfır sonuç verir; doğru genişliği bulmak deneme gerektirir.

Semantik arama nasıl çalışır

Semantik arama sözcüklere değil anlama bakar. Sistem, metinleri ve sorguyu anlamlarını temsil eden sayısal gösterimlere çevirir ve sorguya anlamca en yakın metinleri sıralar. Teknik ayrıntı araştırmacı için önemli değildir; önemli olan sonuçtur: iki metin ortak tek bir sözcük içermese bile aynı şeyden söz ediyorsa yan yana gelir.

Bu, kelime aramasının en zayıf olduğu yerde işe yarar. Araştırmacı bir olgu örüntüsünü kendi sözcükleriyle yazar; sistem o örüntüyü başka terimlerle anlatan kararları getirir. Hangi terimin kullanıldığını önceden bilmek gerekmez; tersine, sonuçlar hangi terimlerin kullanıldığını öğretir. Bir not: semantik arama olguyu kendi sözcüklerle anlatmayı teşvik ettiğinden sorgu metnine müvekkil adı veya kimliği belli eden dosya olguları yazılmaz; KVKK ve sır saklama yükümlülüğü sorgu kutusunda da geçerlidir. Yöntemin üç zayıflığı vardır:

  • Yakın ama ilgisiz sonuçlar: Anlamca komşu bir konu, somut soruyla ilgisi olmadığı halde üst sıralara çıkabilir. Benzerlik, ilgililik değildir.
  • Kesin terimde güvensizlik: Bir karar numarası veya özel bir terim arandığında sistem anlamca yakın başka kayıtları da getirir; tam eşleşme garantisi yoktur.
  • Açıklanamazlık: Sistem bir sonucu neden getirdiğini gösteremez. Kelime aramasında eşleşen sözcük vurgulanır; semantik aramada yalnızca bir sıra numarası vardır.

Benzerlik ile ilgililik aynı şey değildir: Semantik arama, sorguya anlamca en yakın metinleri sıralar; bu metinlerin somut soruya cevap verip vermediğine karar vermez. O kararı araştırmacı verir ve ancak kararın tamamını okuduktan sonra verebilir.

Kavram ve eş anlamlı sorunu

Hukuk dili aynı kavram için birden fazla ad taşır ve bu durum kelime aramasını zorlar. İlk kaynak zamandır: eski kanun dilindeki terimler yeni mevzuatta Türkçe karşılıklarıyla değiştirilmiştir, ancak eski terimler içtihatta ve doktrinde yaşamaya devam eder. Müruruzaman ve zamanaşımı, gabin ve aşırı yararlanma, ikrah ve korkutma, mukavele ve sözleşme aynı kavramın iki adıdır; yalnızca birini arayan araştırmacı diğeriyle yazılmış kararları görmez.

İkinci kaynak, mevzuat ile içtihat arasındaki dil farkıdır. Kanun bir kavramı tanımlarken bir ifade kullanır; mahkemeler aynı kavramı yıllar içinde yerleşmiş başka bir ifadeyle anlatır ve daireler arasında bile tercih değişebilir. Üçüncü kaynak, benzer sözcüklerle anlatılan farklı kavramlardır: ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz gibi. Burada sorun tersine döner; semantik arama iki kavramı anlamca yakın bulup karıştırabilir, kelime araması ise ikisini kesin biçimde ayırır.

Bu nedenle eş anlamlı sorunu tek yöntemle çözülmez. Semantik arama hangi terimlerin kullanıldığını ortaya çıkarır; kelime araması bulunan her terimle ayrı ayrı tarama yaparak eksiksizliği sağlar.

Hangi sorguda hangisi

Aşağıdaki tablo sık karşılaşılan sorgu türleri için önerilen yöntemi özetler. Ölçüt basittir: aranan şeyin kesin bir karşılığı varsa kelime araması, aranan şey bir kavram ya da olgu örüntüsüyse semantik arama, ikisi birden gerekiyorsa önce semantik sonra kelime.

Sorgu türüÖnerilen yöntemNeden
Madde numarası veya belirli bir mevzuat hükmüKelimeTek doğru karşılık vardır; yakınlık istenmez
Esas ve karar numarası, karar tarihiKelimeTam eşleşme gerekir; semantik sistem komşu kayıtları da getirir
Taraf, kurum veya özel terim adıKelimeAd bir kavram değil bir etikettir; anlam benzerliği yanıltır
Belirli bir ifadenin aynen geçtiği kararlarKelime (tırnaklı tam ifade)Sözcük dizisi aranır, anlamı değil
Benzer olgu örüntüsünde verilmiş kararlarSemantikTerimler bilinmez; aynı durumu farklı sözcüklerle anlatan kararlar hedeftir
Eski ve yeni terimle yazılmış aynı kavramÖnce semantik, sonra kelimeSemantik terimleri açığa çıkarır; kelime her terimle eksiksiz tarar
Yeni bir konuda ilk yönelimSemantikHangi terimle aranacağı henüz bilinmemektedir
Sonuç kümesini belirli bir koşulla daraltmaKelime (Boolean, yakınlık)Daraltma kesin ölçüt ister; semantik sıralama ölçüt sunmaz

Semantik sonucun doğrulanması

Semantik aramanın getirdiği sonuç bir cevap değil, bir başlangıç noktasıdır. Sistem anlamca yakın bulduğu kararı listeler; o kararın künyesinin doğru olup olmadığı ve iddia edilen şeyi gerçekten söyleyip söylemediği listede görünmez. Yapay zeka destekli araçlarda semantik arama çoğu zaman üretken özetleme ile birlikte sunulur; ikisi ayrı şeydir. Semantik arama var olan metinleri bulur, üretken özet yeni bir metin yazar ve hata yapabilir. Özet, kararın kendisi değildir ve özetle çalışmak doğrulama değildir. Doğrulama üç adımdır:

  • Kaynağa gidilir: Sonuç, kararın veya mevzuat hükmünün tam metnine bağlanmalıdır. Bağlantısı olmayan sonuç resmi karar arama kaynaklarından veya UYAP üzerinden ayrıca bulunur; bulunamıyorsa kullanılmaz.
  • Kararın tamamı okunur: Semantik eşleşme çoğu zaman kararın tek bir paragrafına dayanır; sonuç bölümü, karşı oy veya olgular o paragrafı tersine çevirebilir.
  • Künye kontrol edilir: Mahkeme, daire, esas ve karar numarası ile tarih birbiriyle tutarlı mı; alıntılanan cümle metinde aynen geçiyor mu. Bu adımların ayrıntısı ve var olmayan karar riski için Yapay Zekanın Ürettiği Uydurma Emsal Karar Nasıl Yakalanır? yazısına bakılabilir.

Semantik sonuç delil değildir: Araştırma notuna giren her karar kaynağından okunmuş olmalıdır. Arama aracının sıralaması veya özeti kararı okumuş olmanın yerine geçmez; doğrulanmamış bir kararın dilekçeye girmesinin sorumluluğu aracın değil, imzayı atan avukatındır.

Birlikte kullanım akışı ve araç seçimi

İki yöntem rakip değil, aynı araştırmanın farklı aşamalarıdır. Önerilen akış dört adımdır ve her adımın çıktısı bir sonrakinin girdisidir.

  • Semantik ile keşfet: Olgu örüntüsü, kişisel veri içermeden, kendi sözcüklerle yazılır. İlk sonuçlar okunur; amaç cevap bulmak değil, kararların hangi terimleri kullandığını, hangi dairelerin ve hangi dönemlerin öne çıktığını görmektir. Terimler not edilir.
  • Kelime ile daralt ve tamamla: Not edilen her terimle, eski ve yeni karşılıklar dahil, kelime araması yapılır. Boolean ve yakınlık ile küme daraltılır; semantik sıralamanın alt sıralarda bıraktığı veya hiç getirmediği kayıtlar böylece tamamlanır.
  • Kaynaktan doğrula: Seçilen her karar tam metniyle okunur, künyesi kontrol edilir ve iddiayı gerçekten destekleyip desteklemediği not edilir.
  • Araştırma notuna her iki sorguyu yaz: Hangi semantik sorgu, hangi kelime sorguları, hangi tarihte, hangi kaynak kümesinde. Bu kayıt araştırmanın bir başkası tarafından tekrarlanmasını ve denetlenmesini sağlar; dosya devrinde ve stajyer çalışmasının gözden geçirilmesinde doğrudan işe yarar.

Araç seçerken arama konusunda üç soru yeterlidir:

  • Araç hangi arama türünü kullanıyor? Yalnızca semantik sunan araç kesin terimde, yalnızca kelime sunan araç kavram aramasında eksik kalır. İkisinin aynı ekranda birlikte kullanılabilmesi tercih edilir.
  • Her sonuç kaynağa bağlanıyor mu? Kararın tam metnine tek adımda ulaşılamayan sonuç, doğrulama maliyetini araştırmacıya yükler.
  • Kaynak kümesi ne kadar güncel? Hangi mahkemelerin hangi tarihe kadar olan kararlarını içerdiği ve son güncelleme tarihi görünür olmalıdır. Güncel olmayan kümede yapılan kusursuz bir arama, yürürlükten kalkmış hükmü ve değişmiş içtihadı güncelmiş gibi getirir.

Kontrol listesi

  • Sorgunun kesin bir karşılığı mı (numara, ad, terim) yoksa bir kavram mı aranıyor; yöntem buna göre mi seçildi?
  • Semantik aramada görülen terimler not edilip her biriyle kelime araması yapıldı mı?
  • Aranan kavramın eski ve yeni adları sorgulara dahil edildi mi?
  • Sorgu metni müvekkil adı veya kimliği belli eden olgu içeriyor mu?
  • Seçilen her karar tam metniyle okundu mu?
  • Her kararın künyesi kaynaktan kontrol edildi mi?
  • Araştırma notunda semantik ve kelime sorguları tarihleriyle birlikte yazılı mı?
  • Kullanılan aracın kaynak kümesinin güncellik tarihi biliniyor mu?

Sıkça sorulan sorular

Semantik arama ile kelime araması arasındaki temel fark nedir?

Kelime araması, yazılan sözcüğün veya ifadenin metinde aynen geçip geçmediğine bakar; sözcük yoksa sonuç da yoktur. Semantik arama, sorgunun anlamını metinlerin anlamıyla karşılaştırır ve farklı sözcüklerle yazılmış benzer içeriği bulur. Biri eşleşmeye, diğeri benzerliğe dayanır.

Hangi sorgularda kelime araması daha iyidir?

Aranan şeyin kesin bir karşılığı varsa kelime araması üstündür: madde numarası, esas ve karar numarası, taraf veya kurum adı, belirli bir hukuki terim ya da bir cümlenin aynen geçtiği metinler. Bu sorgularda yakınlık değil tam eşleşme istenir ve kelime araması tam olarak bunu yapar.

Semantik arama hangi sorgularda daha iyidir?

Aranan şey bir kavram veya olgu örüntüsü ise ve hangi sözcüklerle yazıldığı bilinmiyorsa semantik arama üstündür. Aynı kavramın eski ve yeni adlarını, mevzuat ve içtihattaki farklı ifadelerini tek sorguyla toplar. Araştırmanın başındaki keşif aşaması için uygundur.

Semantik arama sonuçlarına neden tek başına güvenilmez?

Semantik arama bir benzerlik sıralaması üretir, doğruluk kararı vermez. Konuya yakın görünen ama somut soruyla ilgisiz metinler üst sıralara çıkabilir, kesin terim içeren sorgularda yanlış kayıtlar gelebilir ve sistem bir sonucu neden getirdiğini açıklayamaz. Bu nedenle her sonuç bir başlangıç noktasıdır; karar kaynağından okunur ve künyesi kontrol edilir.

İki yöntem birlikte nasıl kullanılır?

Dört adımla: semantik arama ile kavram keşfedilir ve kararların kullandığı terimler not edilir; bu terimlerle kelime araması yapılarak sonuç kümesi daraltılır ve atlanan kayıtlar tamamlanır; seçilen kararlar kaynağından tam metniyle okunur; araştırma notuna her iki sorgu da yazılır. Böylece araştırma tekrarlanabilir ve denetlenebilir olur.

Hukuki araştırma aracı seçerken arama konusunda ne sorulmalı?

Üç soru yeterlidir: araç hangi arama türünü kullanıyor ve ikisi birlikte kullanılabiliyor mu; her sonuç kararın veya mevzuatın tam metnine bağlanıyor mu; kaynak kümesi hangi tarihe kadar güncel ve bu bilgi görünür mü. Bu soruların cevabı, aracın sonuçlarının ne kadar doğrulanabilir olduğunu belirler.

İlgili yazılar

Yapay Zeka Çıktısını Dosyaya Eklemeden Önce Kontrol Listesi

Yapay Zeka Çıktısını Dosyaya Eklemeden Önce Kontrol Listesi

Yapay zeka çıktısını dosyaya eklemeden önce uygulanacak yedi adımlı kontrol listesi: atıf ve kaynak doğrulama, dosya olgularıyla u…

Okumaya Devam Et
Yapay Zekanın Ürettiği Uydurma Emsal Karar Nasıl Yakalanır?

Yapay Zekanın Ürettiği Uydurma Emsal Karar Nasıl Yakalanır?

Yapay zekanın ürettiği var olmayan emsal kararları yakalamak için üç aşamalı doğrulama: kararın varlığı, künye tutarlılığı ve içer…

Okumaya Devam Et
Hukuki Araştırmada Yapay Zeka: Ne Değişti, Nasıl Kullanılır?

Hukuki Araştırmada Yapay Zeka: Ne Değişti, Nasıl Kullanılır?

Hukuki araştırmada yapay zekanın gerçekten değiştirdiği üç iş ve değiştirmediği iki ilke, uydurma atıf riski ve üç adımlı doğrulam…

Okumaya Devam Et